Zatürre

456

ZATÜRRE (Pnömoni)

Akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. İltihap esas olarak alveolleri, yani hava keseciklerini etkiler. Büyük çoğunluğu bakteriyel mikroplar tarafından oluşmakla birlikte, virüsler, mantarlar ve daha az rastlanan diğer mikrobik ajanlar da etken olabilir.

Ayrıca çok daha az olarak kimyasal faktörler, ilaçlar, radyasyon ve sistemik bağ dokusu hastalıkları gibi başka nedenlerle de oluşabilir. Bu grup pnömonilerin klinik belirtileri ve seyri mikrobik olandan farklıdır.

Burada mikrobik olan zatürre hakkında kısa bilgiler bulacaksınız.

Zatürre Belirtileri Nelerdir?

Tipik olarak üşüme-titreme-ateş üçlüsüyle birdenbire başlar. Bunlara çoğu zaman öksürük ve yan ağrısı da eşlik eder. Balgam sık olmamakla birlikte olabilir ve genellikle pas rengindedir. Hasta halsiz ve bitkindir. Zatürrenin her iki akciğeri tutması durumunda solunum yetmezliği gelişebilir. Bu durum, dudaklarda ve tırnak diplerinde morarma ile kendini gösterir. Böyle bir durumda hiç vakit kaybetmeden hasta en yakın acil servise götürülmeli ya da 112 aranmalıdır.

Zatürre Tanısı Nasıl Konur?

Klinik öykü, fizik muayene ve akciğer grafisi tanı için yeterlidir. Hastalığın takibi ve tedavinin seçimi için kan sayımı, CRP (enfeksiyon belirteci), kan elektrolitleri, üre, kreatinin ve karaciğer fonksiyon testleri gibi bazı ilave tetkikler yapılır. Etkenin saptanmasına yönelik kan ve balgam örnekleri, idrarda lejyonella antijeni gibi bir dizi tetkik yapılması gerekebilir. Bu tetkiklerin gerekliliği, hastadan hastaya farklılık gösterdiğinden hekim tarafından belirlenmelidir.

Şunu asla unutmamalıdır ki, zatürreye neden olan mikrobun ne olduğu tüm kültür ve testlere rağmen çoğunlukla mümkün olmadığı gibi sonuçlar en az 3 günden sonra alınabilir. Bu nedenle hekimler, klinik bulgu ve ilk etapta bakılan kan tahlillerine göre olası etkenlere yönelik tedavi düzenlerler. Zaten bu testlerin sonucunu beklemek, hastalığın aciliyeti nedeniyle tıbben doğru da değildir.

Nasıl Tedavi Edilir?

Tanı konulur konulmaz antibiyotik başlanması esastır. Antibiyotik ne kadar çabuk başlanırsa hastalığın seyri de o kadar iyi olur. Hastalar çoğu kez acil servislere başvurduğundan antibiyotiğin ilk dozu da orada damardan verilir. Daha sonra hastanın genel durumu, hastalığın yaygınlığı ve kan tahlillerine göre hastaneye yatması gerekmeyen hastalara evde antibiyotik tedavisine devam edilir. Antibiyotik dışında ateş düşürücü ilaçlar, istirahat, bol sıvı tüketimi ve iyi beslenme önerilir.

Ayrıntılı bilgi ve korunma önerileri için:  http://www.toraks.org.tr/halk/Page.aspx?d=13